Tasarruf yetkisine göre mevduat

Tasarruf yetkisine göre mevduat
Tasarruf yetkisine göre mevduat
Bu yazıyı değerlendirin.

Tasarruf yetkisine göre mevduatı, bireysel mevduat ve birlikte mevduat şeklinde ikiye ayırarak incelemek mümkündür.

Bireysel Mevduat: Bireysel mevduat, kişilerin bireysel amaçlarına yönelik açtıkları hesaplarıdır. Bu hesaplardan tasarruf etme yetkisi münhasıran mevduat sahibi kişiye ait olup, onun talimatıyla üçüncü bir kişinin hesaplarda işlem yapması mümkündür.

Birlikte Mevduat: Birden fazla kişinin ortak olarak bankada sahip oldukları mevduattır. Mevduat sahibinin ölümü üzerine mirasçıların mevduat üzerindeki ortaklıkları, adi ortaklık ilişkisinde ortaklar adına müştereken açılan hesaplar ve eşlerin birlikte mevduat hesabı açtırması birlikte mevduata örnek oluşturmaktadır.

Bu şekilde açılan mevduat hesaplarının hukuki niteliği doktrinde tartışmalıdır. Bir görüş, bu şekilde açılan mevduat hesaplarının müteselsil alacaklılık ilişkisi olduğu yönündedir. İkinci bir görüş ise, teselsül görüşünün yerinde olmadığı, birlikte mevduatta hesabın birlikte açılmış olmasının, mevduat sahiplerine alacaklı sıfatını vermediği ve mevduat sahibi olarak gözüken kişilerden birinin tasarruf yetkisi olmasına rağmen iç ilişkide alacaklı olmayabileceği yönündedir. Asıl olarak, burada bankaya yönelik bir irade açıklaması bulunduğu kabul edilmektedir. Üçüncü görüş, birlikte mevduat sözleşmesinin, usulsüz tevdi ve vekalet sözleşmesinin unsurlarını taşıyan bir karma sözleşme olduğu yönündedir. Buna göre, birlikte mevduat sözleşmesinin aslında diğer mevduat sözleşmelerinden bir farkı olmadığı, tek farkının banka ile muhatap olan kişilerin birden fazla olduğu şeklindedir.

Birlikte mevduatı, iştirak halinde mevduat ve müşterek mevduat olmak üzere iki başlık altında incelemek mümkündür

  • İştirak Halinde Mevduat: Kişilerin, mevduat üzerinde ancak birlikte imza ile tasarruf etmesinin mümkün olduğu mevduat türüdür. İştirak halinde mevduata ilişkin hesaplardan para çekebilmek için, tüm hesap sahipleri bankaya başvurarak para çekme yönündeki iradelerini açıklamaları ve birlikte hareket etmeleri gerekmektedir. Bu sebeple, iştirak halinde mevduat hesabına sahip kimselerin internet veya telefon bankacılığından ya da banka kartından faydalanabilmeleri söz konusu değildir.

İştirak halinde mevduat ilişkisi, kanundan veya tarafların anlaşmasından doğabilir. Mevduat sahibinin ölümü üzerine, birden çok mirasçı bulunması durumunda, mirasçılara geçen mevduat üzerinde kanundan doğan iştirak halinde mevduat söz konusu olacaktır. Bu durumda mirasçılar, veraset ilamı ile bankaya mirasçı sıfatını kanıtlayarak ve birlikte imza atarak hesaptan para çekebileceklerdir.

Bunun dışında, tarafların ortak sahibi oldukları paranın, birbirlerinden habersiz olarak çekilmesini engellemek amacıyla, iştirak halinde hesap açtırmaları da mümkündür. Burada, birlikte mevduat sahibi kişilerin, ortak imza ile para çekmeye yetkili oldukları banka ile yaptıkları sözleşme ile düzenlenmektedir.

İştirak halinde mevduatta, mevduat sahiplerinin tek başında değil, birlikte işlem yapması gerekir. Bunun için de, mevduat sahiplerinin birlikte imzası şartı aranır. Aynı anda olmasa bile, imzaların tamamlanmasından sonra her bir hesap sahibine payları ölçüsünde ödeme yapılması gerekmektedir. İştirak halinde mevduata, MK m. 701 vd. hükümleri uygulanacaktır.

İştirak halinde mevduatta, hesap sahiplerinden herhangi birinin alacaklısı olan üçüncü şahıslar tarafından hesap bakiyesine haciz veya ihtiyati haciz koydurulduğu takdirde, banka tarafından hacze konu olan şahsın hissesi üzerine haciz uygulanacaktır. Hissesi üzerine haciz konulan hesap sahibine bu hesap üzerinden tasarruf imkanı verilmeyecektir.

  • Müşterek Mevduat: “ Mevduat sahiplerinden her birinin bankaya karşı tek başına ve tek imza ile hesap üzerinde tasarruf etmeye yetkili olduğu mevduata, müşterek mevduat veya teselsüllü mevduat adı verilir.” Birden fazla birlikte hareket eden müşteri ile banka arasında yapılan sözleşme ile bir ortak hesap açılması ve her bir mevduat sahibinin tek başına tasarrufta bulunabilmesinin öngörülmesi ile ilişki kurulmaktadır.

Müşterek mevduat, adi ortaklık gibi çeşitli ortaklık ilişkilerinde ya da eşler adına birlikte hesap açılması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu hesapların açılmasında müşterek mevduat kartı düzenlenir ve bu kartların arkasında yer alan müşterek hesaplara ilişkin bölüme, hesap sahiplerinin ad ve soyadları yazılarak imzaları alınır. Açılan hesap için bir cüzdan verilir ve bu cüzdana hesap sahiplerinin her birinin ismi yazılır. Bu tip mevduat sözleşmelerinde, ortak hesap sahiplerinin hangi oranda pay sahibi oldukları belirlenmelidir. Böyle bir belirlemenin yapılmadığı durumlarda paylar MK. m. 688/ II gereğince eşit kabul edilir.

Müşterek mevduat ilişkisinde, hesap sahipleri, bankaya karşı müteselsil alacaklı durumundadır. Müşterek mevduatta, hesap sahiplerinden her biri ortakların onayına gerek olmaksızın virman, EFT, para çekme vs. bankacılık işlemlerini yapabilmektedir. Taraflardan her biri, hesaptan para çekerken, kendi payı oranında kendi adına, diğer ortakların payların ilişkin olarak da onların temsilcisi sıfatıyla işlem yapmış olur. Müşterek mevduatta banka, mevduat sahiplerinden herhangi birine ödeme yaparak diğer kişilere karşı sorumluluktan kurtulmaktadır.

Bu mevduat türünde, ortaklardan birinin kendi payından fazlasını ya da tamamını çekmesi halinde, müteselsil borç ilişkisinde olduğu gibi, diğer ortaklar fazla para çeken ortağa payları oranında rücu hakkını kullanabilecektir.

Ayrıca, tüm mevduat sahiplerinin birlikte yapacakları irade beyanı ile, bu ilişkide tek başına işlem yapma yetkisinin ortadan kaldırılması mümkün olmaktadır. Ancak, mevduat işlemlerinde usulsüzlük yapılması gibi bir durumun söz konusu olması halinde, mevduat sahiplerinden birinin mahkemeye başvurması ve bu durumun bankaya bildirilmesi halinde bankanın mevduat sahiplerinden herhangi birine ödeme yapma hakkını yitirmesi söz konusu olacaktır. Ayrıca, mevduat sahiplerinden birinin başvurusu üzerine müşterek mevduatın iştirak halinde mevduata dönüştürülmesi de mümkündür.

Müşterek mevduat sahiplerinden birinin borcundan dolayı hesaba konulan haciz, mevduat hesabında yer alan paranın tümünü kapsamaktadır. Bu durum, müşterek mevduatın niteliği gereğidir. Mevduat sahiplerinden birinin bankaya başvurarak hesaptaki paranın tümünü çekebilmesi karşısında paranın tamamının da haczi mümkün olmalıdır. Aksi bir yaklaşım, kanuna karşı hile olanağı sağlayacaktır. Haciz üzerine, banka diğer mevduat sahiplerine bildirimde bulunmalıdır.

Müşterek mevduat sahiplerinden birinin ölümü halinde, taraflar arasındaki müşterek mevduat ilişkisi de sona erecek ve banka tarafından sağ kalan müşterek mevduat sahiplerine, tasarruf yetkisinin sona ermesi sebebi ile ödeme yapılmayacaktır. Ölüm halinde, ölen hesap sahiplerinin mirasçıları bu durumu bankaya zaman geçirmeden bildirmeli ve bankanın da hesaptaki paraya bloke koyması gerekmektedir. Daha sonradan banka tarafından hesap sahiplerine payları oranında ödeme yapılması söz konusu olacaktır. Ancak, bankanın ölüm olayından haberdar olmaksızın yapmış olduğu ödemeler geçerliliğini koruyacaktır. Müşterek mevduat sahiplerinin aralarında yapacakları sözleşmede, hesap sahiplerinden birinin ölümü halinde tasarruf yetkisinin sağ kalan hesap sahiplerine ait olacağı yönünde bir hüküm koymaları da mümkündür.

Yorum yapmak ister misiniz?