Poseidon-Karbon ayak izini kontrol altında tutun.

1
3367
views

Doğada her şey belirli bir düzen içinde ilerler. Bu düzenin bozulması da bazı sorunları beraberinde getirir. Aslında bu sorunların oluşmasına neden olan unsur başında insanların enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurulan nükleer santraller gelir. 1986 yılında Çernobil Nükleer Santralinde gerçekleşen patlama sonrası yaşananları kısaca hatırlayalım isterseniz…

Çernobil’deki bu patlama, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından tam 200 kat daha fazla bir etki yarattı. Başta ülkemiz olmak üzere, yakın coğrafyadaki birçok ülke bu etkiye maruz kaldı.

Kazadan 25 yıl sonra 2011’de yapılan bir araştırmada bile incelenen sütlerin yüzde 93’ünde kabul edilebilir düzeyin çok üzerinde uzun ömürlü izotop sezyum-137 belirlendi. Ukrayna, Rusya ve Belarus’ta 2004’e kadar 18 yaş altı 4 bin çocukta tiroit kanseri vakası görüldü. Resmi raporlara göre 9 bin, bağımsız bilim insanlarına göre ise 30 bin ile 60 bin arasında insan Çernobil’in neden olduğu ölümcül kanser türlerine yakalandı.

Bilim insanları, yaklaşık 190 ton uranyum ve 1 ton plütonyumun hâlâ santralin altında bulunduğuna işaret ediyor ve bölgenin radyasyondan tamamen temizlenmesi için öngördükleri süreye ise, insanlığın ömrünün yetip yetmeyeceği bir soru işareti. Çernobil’in yakınındaki Pripyat şehrinde günümüzde ölçülen radyasyon düzeyi bile normalin 20-40 kat üzerinde. Ve tüm radyoaktif kalıntıların temizlenmesi için 48 bin yıla ihtiyaç var.

Yukarıdaki sonuçlarda da görüleceği üzere nükleer santrallerdeki atık maddeler maalesef uzun yıllar boyunca yok olamıyor. Bu da hem çevre hem de çanlılar için büyük bir sorun teşkil ediyor.

Tabi ki ekolojik dengenin bozulmasına neden olan tek neden bu değil. Soba ve kaloriferlerde kullanılan yakıtların çıkarmış olduğu zehirli gazların atmosferde birikerek sera etkisi oluşturması bunun sonucu olarak da iklimlerde değişikliklerin gözlemlenmesi ve sıcaklıkların normallerin üzerinde seyretmesi gibi etkileri de olabilmektedir.

Filtre kullanmayan fabrikalar, parfüm ve deodorantlardan çıkan gazlar da ozon tabakasının zarar görmesine neden olur. Bildiğiniz gibi ozon tabakası, zararlı güneş ışınlarından korunmamızı sağlar. Eğer bu tabaka zarar görmeye devam eder ise tüm canlılar güneşin zararlı ışınlarına maruz kalır ve hayat bir zaman sonra durur.

Şuana kadar verdiğim örneklerden de anlayabileceğiniz gibi ekolojik dengeyi bozan tek canlı insanlar olarak görülüyor. Madem insanlar bu derece olumsuz bir etkiye sahip, o zaman geleceğimiz için daha dikkatli ve bilinçli hareket etmemiz gerekmez mi?

İşte bu aşamada sizi, yepyeni bir proje ile tanıştırmak istiyorum. Poseidon

Poseidon, tüm karbon ekosistemini izleyip yöneten bir platformdur. Poseidon projesini daha iyi anlayabilmeniz için öncelikle karbon ayak izi nedir, karbon ayak izini azaltmak için neler yapılmalıdır, karbon kredisi nedir sorularına yanıt verelim.

Karbon ayak izi, insanların gün içinde yaptıkları faaliyetlerin doğada meydana getirdiği karbondioksit miktarıdır.
Karbon ayak izi nedir?

Karbon ayak izini azaltmaya yönelik her birey bütçesi doğrultusunda farklı yöntemler uygulayabilir. Aşağıda ise hem maliyet hem de yapılabilirlik olarak en düşük ve basit olanlara yer verdim.

  • Çamaşırları asarak kurutun.
  • Bulaşık makinesini doldurmadan çalıştırmayın.
  • Yürüyün ya da bisiklete binin.
  • CFL (tasarrufu) ampul kullanın.
  • Çöp öğütücü kullanmayın.
  • e-fatura kullanın.
  • Klima ya da kombileri evde olmadığınız zamanlarda kapalı tutun.
  • Işıkları kapalı tutun ve kullanmadığınız cihazların fişlerini çekin.
  • Günlük su tüketiminize dikkat edin, muslukları sürekli ve gereksiz yere açık tutmayın.
  • Pazardan alışveriş yapmayı tercih edin.
  • İhtiyacınız kadar yiyecek satın alın.
  • Mümkünse şişe su satın almayın.
  • Bambu bitkisi yetiştirin. (Karbondioksit emilimi yüksektir.)
  • Çamaşırlarınızı yeterli sıcaklıkta yıkayın.
  • Yemeklerinizi fırının üst bölümünde pişirin.
  • Açık renkli çöp poşeti kullanın.
  • Dizüstü bilgisayar kullanmayı tercih edin.

Karbon kredisi nedir?

2005 yılında yürürlüğe giren ve günümüzde 181 ülkenin onaylayarak taraf olduğu Kyoto Protokolü, 40 gelişmiş ülkenin sera gazı salınımlarını belirli limitlerle sınırlayarak bu gazlara ticari bir değer kazandırmıştır. Protokol’ün belirlemiş olduğu ulusal kotalarını aşmak istemeyen ülkelerin yanı sıra Avrupa Birliği Salınım Ticareti Tasarısı’na tabi olan endüstriyel kuruluşlar ve çevresel duyarlılıklarını göstermek isteyen firmalar da dünya üzerindeki sera gazı azaltımı sağlayan projeleri belgeleyen kredi sertifikasyonlarını satın almak suretiyle bu projelerin destekçisi olmuşlardır.

Poseidon projesinin arkasında, dünyanın karbonla nasıl ilişki kurduğu konusunda devrim yaratan bir blok zinciri yatıyor. Stellar ağında, karbon kredisinin gerçek zamanlı olarak durumu doğrulanabilecek, tüketicilerin emisyon azaltma projelerini doğrudan destekledikleri ve tamamen yeni mikro işlemlerin yerel tokenları kullanarak saniyeler içinde çözdüğünü garanti edebileceklerdir.

Yukarıdaki tabloda Bitcoin ve Ethereum’un çevresel etkisi gösterilmektedir. Stellar ağındaki bir işlem için hem Bitcoin hem de Ethereum’dan çok daha az ve aynı zamanda VISA işleminin gerçekleşmesi için kullanılacak elektriğinde bir kısmının kullanıldığı görülmektedir.

Platformda OCEAN token ve akıllı sözleşmeler kullanılmaktadır. İşlemleri kolaylaştırmak ve mikro işlem oluşturmak için OCEAN token kullanılır.

Karbon kredi yaşam döngüsü

Poseidon, çevre dostu bir seçim yapar.

Poseidon, çevre dostu bir seçim yapar.

Poseidon Takım

  • Laszlo Giricz – Founder And CEO
  • Cesare Tagliaferri – CTO
  • Chidi Akutu – COO
  • Ian Briggs – Research And Development
  • Alexander Gnauck – CCO
  • Brad Yasar – Business Strategy
  • David Parejo – Business Development Manager
  • Willie Thompson – Communications Manager
  • Abyel Mehari – Community Manager

Poseidon Stratejik Ortaklar

Liverpool Dünya’nın ilk Pozitif İklim Şehri

Liverpool Kent Konseyi, Poseidon Vakfı ile yeni bir anlaşma imzalayarak şehrin karbon emisyonlarını dengelemeyi ve 2018 yılı sonuna kadar dünya’nın ilk pozitif iklim şehri olmayı hedefliyor.

Poseidon Vakfı, blok zincir teknolojisini konseyin günlük operasyonlarına dahil ederek karbon emisyonlarının %110’undan fazlasını dengelemeye yardımcı olacak. Bu hedef doğrultusunda tüm karbon emisyonları fiyatlandırılarak karbon kredisi sertifikalarına yansıtıldı. Özellikle de nakliye ve havacılık sektörlerinin çevreye olan etkilerini tersine çevirmek için orman koruma projelerine destek verilmesi planlanıyor. Belediye, projenin başarılı olması halinde kullanılmakta olan teknolojiyi 2020 yılı sonuna kadar tüm şehre yaymayı düşünüyor. Ayrıca dünyanın ilk pozitif iklim otomobilinin oluşturulması için Liverpool merkezli araba devi BAC Mono ile de işbirliği yapıyor.

Poseidon İletişim Bağlantıları

Poseidon projesinin bounty kampanyası Bountyhive tarafından yürütülmekte olup bağlantı linkleri aşağıda verilmiştir.

Lütfen "Poseidon-Karbon ayak izini kontrol altında tutun." başlıklı makalemizi oylamayı unutmayınız.

1 Star2 Stars (+49 rating, 11 votes)
Loading...

1 Yorum

  1. karbon ayak izimi salınımı dengesi ve doğada oluşabilecek potansiyel tehlikelere karşı insanları bilinçlendirmesi bile başlı başına onu ayırt edici bir noktaya taşıyor. eth yerine stellar tabanlı olması tüm spotları ekstra üzerine yoğunlaştırıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here